Azalıyoruz. Azalan ne peki, Çoğaldığımızın yanı sıra. İnsan gibi sevmeyi özledim. Yüreğimin titremesinden korkmamayı. Dağlar gibi susamayı,içerken boğulmamayı. Yitik ülkelerim var artık. Acıları içlerinde gam eden tümcelerim. Dağınık odalarım var. Keşke insansızlıktan...
Cesaretini dinle ne diyor ? Kuralsızlığına yön verme sakın ! Öyle hava-civa sözlere aldanma ! Dengesizlerden hep uzakta. İçin ne hissediyor kulak ver. Bildiğin noktadan yürü ve, Varabildiğin yere kadar...
Ne yazıyım şimdi sana ? Kocaman puntalarla allı güllü. İçimde kopan kıyametin nefesime vuran harını mı? Yoksa, yine mi sahte gülücük ? Koskocaman senden kalanı bilme hiç. Zamanın birinde....diye, Başlayan...
İyi ki bir kızım olmadı. Babaaanem hep hüzün derdi kız çocuğuna. Bir garip dilsiz kuş. Ne zaman göçü başlasa kırılır kolu-kanadı. Kalabalık rüzgarda savrulur çoğu. Adına gurbet dedikleri diyarlarda küçülür...
Vakit dediğin nedir ki ? Mühim olan seyründeki seferimdir... Çakıl taşlarında iznin hükmü, Gıyabında izindir bilene. Göğüne vuran kadar özgür, İçine sinmeyenden ötesi hiçtir. Avcuna sıcağı vurduğu kadar ateş, Kulağında sesidir ağulu...
Şimdi gezsem bu şehri,karış-karış. Tutsam elinden, uzaktan-uzağa. Bağırsam haykırsam hatta, çığlık-çığlığa. Varmışcasına değil, sahiden duysam kokunu. Soğukta sığınsam, başımla. Çok mu külfettir bu şehre ! Hiç mi mutlu olan yok...
Kalbe dar gökyüzü. Bulutun yorgan düşüme. Üşüyen ruhumun izisin kimi. Dağınık bir çarşaf sanki tenin. Nereden essen bilirim ki, S.... Yürüyorsan yönüne, Bakıyorsan yeşilime, Korkma! Nereden essen bilirim ki, S.... Yıldızım eline bir...
Bağlayamıyorum, Sarmal dolanmış geceye yine. Sicimlerin ya kısa ya ırak. Dokunamadığım tenine-tenim ıssız. Çare arayacak kadar vakit yok. Masalsı yaşamak kalıyor geriye. Çığlık-çığlığa savruluyorum. İçimdeki içine yürüyor sesim sonrası. Beyaz bir kağıt gibi...
Bilindik adreslerinde geziniyorum nicedir. Aklın, kalbe kafa tutmasına rağmen. Çetrefilli, meskun haller çoğu. Miyadım dolmuş,sesim kesilmiş. Karanlığımda bir fer, o kadar. Tanıdık tüm cadde ve sokaklar. İnsan her...
Çağırma artık gelemem ki, Çok ayaz yedim o diyarda. Bir kavgadan diğerineymiş meğer yolculuğum. Cesaretimi yekten aldın sen. Sevdin sarmaladın, Sıkıldığın an ittin derinlerime. Kelimelerime kulak...
Merhaba Kızkardeşim, Düşündüm de sana yakışan en güzel hitab bu olsa gerek. Ablam diyemedim hani eskilerin deyimiyle hayat yolunda büyüğüm ondan sanırım ,) Bugün seninle mektuplaşmak...
Nokta koymanın vaktidir. Özlemini duyduklarında dahil (!) Ne kadar belirsizlik varsa bitti. Durgun sularda ahengini yitirdi. Asude renklerin ferinde boğuldu çiçekler. Bir günler,diğerleriyle kayboldu ...
İçe dönüklüğün faydasızlığında boğuluyor. Düşüncelerde seviyor,sevildiğine dair kararlı. Tepkisiz sancıların arifesinde içilen şerbetcesine acı. Kumdan kale,kumdan sanılır ya (!) Ne derindir içten-içe,kayalaşırsın. Minik bir su,kocaman azgınlaşır dalgacasına. Yanıkların listesinde...
Özlediğini sanıyor çoğu. Sevdiğini. Aşk diyor kimi,kimi sevgi. Bazısı uzaktan seviyor, Çoğu dayanamıyor yanına koşuyor. Özel diyor bir kısmı. O benim en kıymetlim...hatta [!] Kuş oluyor sevinçten birden. Ömrü...
Ellerini isterdim hep, biliyorsun ... Beni en dayanılmaz soğukta ısıtan. Hani, pempe eldivenlerimi kıskanmıştın. Ben seni daha iyi ısıtamıyormuyum diye. İşte o günden sonra el-ele göz-gözeydik. Kaldırımlarda hep belimden sıkıca...
ßaharım içimdeki tebessüm. Dilimin lal tutan kısmıdır çığlığım. Göğüm uçsuz hakimiyette kanatlarım Tutkumun sihri ele avuca gelmez sihrim. Su yeşilim dünya denen yeri tınlamaz kuralsız. Kuytumdayım nedensiz izahı kendi...
Sevmek nedir bilir misin? Issızlığın ortasında sığınmak kimi ona, O varmışcasına yaşamak, Tek nefesin kalmayacağını bilsen bile. Özlemek kimi, Uğrunda göze alabileceklerini hesaba katmasa bile,...
Yanılgılar,Kendi içinde kocaman kaos,İçine girdikçe çoğu kayboluş,Biliyorum...Zamansız sarışlar,Ardına bakınca yokoluş kimi,Cesaretin düşmanı,Korkaklığın dostudur çoğu,Biliyorum...Kumsaatine bakışı durdurmalı,Gördüğün an anlamalı belkide,Sanırım anlıyorsun da,Vakit alışını,Sözleri yalandan kullanıp,atışını,Biliyorum. ....
Sabahın en kör ışığında bile yolumu buluyorsam düşün işte, Akan her damlayı yine sen için döküyorsamda sakın derim, Limitsiz ...
Pembe bir esintiyle buluştu önce perde arasından, karaya çalan havadan ödünç aldığıymış meğer.O an'a kadar söylesende inanmazdıki hiçbir yürek.Masumca yüzüne, iliklerine vurdu önce dokunuşu. Belkide...
Küçük masumiyetler ardına gizlendi çok şey. Aklın zaman verip, kalbin sıcacık tuttuğu çok şey. Şimdi, Adım-adım yaklaş, Adımlarından kork hatta, Minik bir bebek gibi itinalı...
Kocaman dünyada küçücüktü düşünceler, Alabildiğine, sınırsız ama dokunaklı, Kimi olmadık duraklarda kalırdı biliyorum, Alaca karanlığa kadar beklerdi gelişini, Hiçbirşeyden şikayetçi değildi oysa, Akşam olup herşey...
Ansızın olmalı herşey, Sen bile anlamamalısın... Yitip gittiğimi sanmana fırsat olmamalı, Bir kuş yüreğiydi herşey, Biliyorsun ! Yıkıp-yok ettin... Kaçış da değil bu, Bir şımarık...