

Sabahın en kör ışığında bile yolumu buluyorsam düşün işte,
Akan her damlayı yine sen için döküyorsamda sakın derim,
Limitsiz bir uyanış değil elbet,biliyorum.
Zamansız ter edişleri de bıraktık hanidir.
Kaldırıp atmalarda eskidi bizle.
Koparıp tekrar ekemiyoruzda sevgileri.
İncittiğimiz her bir a'nı kirletiyoruz sıkça.
Basılan yüreğe değil,basan ele veriyoruz haksızlık suçunu.
Kumar oynamayı alışkanlık,kaçışı ise kurtuluşla dost edinerek.
Değdiği yeri yakan bizken,sıcaklığa dayanamıyacak kadar çözülmüşüz.
Buz gibi durabilmeyi becerebildiğimizdeyse kaskatıya tüm yükü çektiriyoruz.
İyiliğin adını vefayla buluşturmak yerine,
Kötülüğü zafere teslim edip aklımızca sıyrılıyoruz tüm günahlardan.
Akıyor tüm sular biliyorum.
Sonrası duruluyorda,
Belki suyun serzenişi de susuyor ama,
İçine sindiremediklerinle kocaman bir okyanus olup kalıyorsun.
Üzerinde tek bir gemi seferde değil üstelik.
Dibindeyse ne yeşil yosun,ne de mürekkebini inci tanesine dahi zerketmeyenlerle.
Akıl almayınca da adına hemen bilinmezlik ekliyoruz.
Bitiş değil,böyle olması gerekiyorduyla bağlıuyoruz öznenin yüklemini.